Hamile Anne
 
 
 
 
Son Dakika

Herşeyin Fazlası Zarar

Herşeyin Fazlası Zarar

Artık anne olmak istiyorsunuz, ama bilinçli bir anne… Çünkü sağlıklı, sıhhatli bir çocuk dünyaya getirmek hedefiniz. Dikkat etmeniz gereken konuların başında dengeli ve düzenli beslenme geldiğini biliyorsunuz. Ama dengeli ve düzenli beslenmeden kasıt ne? Sizin için araştırdık.

15 Ocak 2013 Salı 21:13
Yazdır

Bebekleri için her detayı düşünen anneler, daha önce bedenlerinin hiç tanışmadığı besin takviyeleri ile dışarıdan gelecek olumsuzluklara karşı kalkan oluşturmaya çalışır. Özellikle ilk kez anne olmanın heyecanını yaşayanlar durumu biraz daha abartır. Ancak besin takviyelerini çoğaltsanız da miktarlarına dikkat etmeniz hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı açısından önemli. Aslında günlük beslenme programınıza dikkat ederek ihtiyacınız olan vitamin ve mineralleri karşılayabilirsiniz. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ramazan Mercan anne ve anne adaylarının alması gereken besinleri miktarları ile birlikte sıralıyor ve uygun miktarda alındığında anne ve bebek üzerindeki faydalarını anlatıyor.

Vitamin A

Yağda çözünen A vitamini retina gelişimi üzerindeki etkisinin yanı sıra diğer dokularda da glikoprotein sentezi, hücre büyümesi ve farklılaşmasında rol oynar. Gebe olmayan kadınlarda önerilen günlük doz 700 mcg, gebelerde 770 mcg ve emziren annelerde 1300 mcg’dir. Günlük dozun 15.000 IU üzerinde olması durumunda bebekte anomalilere yol açabilir.

Bulunduğu besinler: Ciğer, süt, yumurta, havuç, ıspanak, brokoli, yeşil yapraklı sebzeler, patates, kabak, sarı meyveler, kavun.

Folik asit

Suda çözünen bir vitamin olan folik asit, DNA sentezi ve hücre çoğalması için gereklidir. Bazı çalışmalar kalp anomalileri ve yarık dudak ve damak oluşum riskini azalttığını gösterir. Plasentanın desteklenmesinde etkili olan folik asit, nöral tüp defektlerini de yüzde 50 oranında azaltır. Nöral tüp defekti üzerindeki koruyucu etkiden yararlanılabilmesi için gebe kalmadan en az bir ay, tercihen iki-üç ay önce başlanması ve gebeliğin 9-12. haftalarına kadar devam edilmesi önerilir. Günlük önerilen doz 0,4 mg olup, daha önce nöral tüp defekti olan çocuk doğuranlarda bu doz 4 mg olarak belirlenir. Ancak gebelik döneminde 0,6 mg ve emzirme döneminde 0,5 mg alınması gerekir. Normal besin alımı ile nöral tüp defektlerini önleyici etkiyi sağlamak oldukça zordur. ABD’de 1988’den beri ekmekler günde 0,1 mg folik asit sağlayacak şekilde zenginleştirilmiştir. Ancak bu değişikliğin esas amacı ileri yaş grubunda B12 eksikliğine bağlı anemilerin folik asit eksikliği ile maskelenmesini önlemektir. Ayrıca tahıl gevreklerinin içeriği de folik asit ile zenginleştirilmiştir. Ancak nöral tüp defektlerini önleyecek miktarda folik asit alınması oldukça zor olduğu için gebelik planlayan kadınların bunu dışarıdan ilaç olarak alması tavsiye edilir. Bu şekilde folik asit ile zenginleştirilmesinden sonra gebelik döneminde nöral tüp defektleri yüzde 25 ve alfafetoprotein yüksekliği yüzde 32 oranında azalma göstermiştir.

Bazı çalışmalarda folik asit kullanımı ile meme kanseri riskinde artış ve çocukta bronşiyal astım arasında bir ilişki olduğu öne sürülmesine karşın sonrasında yapılan çalışmalarda bu ortaya çıkmamıştır.

Bulunduğu besinler: Portakal, çilek, yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, pancar, brokoli, karnabahar, cereal, makarna, bezelye, fıstık, ceviz.

E vitamini

Yağda çözünen bir vitaminler arasında olan E vitamini, hayvansal protein ve yağlarda bulunur. Gebelik döneminde E vitamini eksikliği ile hemolitik anemi arasında bir ilişki olduğuna dair çalışmalar bulunmakla birlikte, bunu kesin olarak söylemek oldukça zordur.

Bulunduğu besinler: Bitkisel yağlar, buğday, kuruyemiş, ıspanak ve zenginleştirilmiş cereal.

Balık

Gebelik sırasında haftada iki porsiyon balık tüketilmesi önerilir. Ancak yüksek miktarda civa içermelerinden dolayı büyük ve dip balıkları öğünlerin dışında tutulmalıdır. Gebelerin yiyeceği balıklar arasında hamsi, istavrit, uskumru, çinekop ve sardalye gibi küçük balıklar sıralanabilir. Büyük balık çeşitlerinden ise somon ve konserve diyet ton balığı civa miktarları düşük olduğu için hamileler tarafından yenmesinde bir sakınca yoktur. Ayrıca karides ve kalamar iyi pişirildiği sürece yenilebilir. Ancak midye gibi kabuklu olanlardan uzak durulmalıdır.

Balık tüketimi az olan gebelerde ise birçok hekim gebeliğin dört-beşinci aylarından sonra balık yağını rutin olarak önerir. Bazı çalışmalarda gebelik sırasında balık yağı tüketiminin erken doğum, preeklampsi ve doğum sonrası depresyon riskini azatlığı gösterilmesine karşın bu konuda kesin veriler henüz bulunmamaktadır. Balığın genel olarak bebeğin beyin gelişimi üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir. İçeriğinde civa ve diğer toksik maddeler daha az olduğu için balık yerine balık yağı kullanılması da tartışılmaktadır.

Civa içeriği en yüksek olan balıklar: Atlantik kılıçbalığı, kılıçbalığı, köpekbalığı, tuna, uskumru.

Civa içeriği yüksek olan balıklar: Levrek, lüfer, orfoz, orkinos.

Civa içeriği düşük olan balıklar: Bazı levrek çeşitleri, sazan, morina, maymun balığı, konserve diyet ton, ıstakoz, çiftlik levreği, tırpana balığı.

Civa içeriği en az olan balıklar: Hamsi, pisi balığı, mezgit, kefal, alabalık, sardalye, ringa balığı, dil balığı, tereyağı balığı, midye, kalamar, karides, istiridye, yengeç, deniztarağı.

Kafein

Gebelikte kafein tüketimi konusunda birçok çalışma olmasına karşın olumsuz etkisini gösteren yeterli bilimsel veri yoktur. Bazı çalışmalar düşük veya erken doğum riskini artırdığına dair sonuçlar ortaya koysa da, daha sonra yapılan çalışmalarda bir etkisi olmadığı gösterilmiş ve günde 200 mg’a kadar tüketilebileceği belirtilmiştir. Türk kahvesinin 50 mg, bir bardak filtre kahvenin 50 mg ve bir bardak kolanın 50 mg kafein içerdiği düşünülürse günde toplam 4-5 bardak çay, kahve veya kola tüketilmesinde sakınca olmadığı söylenebilir. Nescafe’de bu miktar 150 mg olduğu için kısıtlı miktarda tüketilmesi önerilir.

Ultrason zararlı mı?

Gebelikte ultrason Avrupa ve ABD’de çok az kullanılmasına karşın Türkiye’de oldukça sık kullanılmaktadır. Ultrason noniyonizan radyasyon yaydığı için bebek üzerinde bir olumsuz etkisinin olabileceği düşünülmemektedir. Bebekte anomaliye neden olduğunu gösteren bilimsel bir çalışma da bulunmamaktadır. Teorik olarak ultrasonun ve özellikle doppler ve üç boyutlu ultrasonun bebekte potansiyel ısı artışına neden olarak anomaliye neden olabileceği öne sürülmesine karşın bunu kanıtlayan veri bulunmamaktadır. Ayrıca ultrasonda olduğu gibi mikrodalga vb ev aletlerinin yaydığı radyasyonun hücrelerin DNA’sını bozmadığı için bebekte anomalilere yol açmadığı kabul edilmektedir.

Gebelik döneminde önerilen standart prenatal vitaminlerin içeriği

Demir: 30 mg

Çinko: 15 mg

Kalsiyum: 250 mg

Vitamin B-6: 2 mg

Folik asit 0,4 mg

Vitamin C: 50 mg

Vitamin D: 5 mcg

Anahtar Kelimeler: hamilelikte beslenme,
Bu haber toplam 1521 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
Hamilelikte Kilo Dengesini Korumak
Çalışan hamileler nasıl beslenmeli?
Gebelikte kahve zararlı olabilir
Hamileyken Düzenli Beslenme
Hamileyken Yenilmesi Gereken Besinler
Hamilelikte ilk 20 hafta en fazla 2.5 kg alınmalı
Hamilelikte pirinç tüketin
Hamilelikte düzenli kahve içmek bebeğin doğum kilosunu düşürüyor
Hamilelikte yararlı ve zararlı besinler
Hamilelikte folik asidin önemi
Hamilelik dönemindeki obezite bebek sağlığını da tehdit ediyor
Hamilelikte kilo alımı
Hamilelikte Mide Bulantısı
Hamileyken Planlı Beslenme
Oruç gebeliği nasıl etkiliyor?
Hamilelik öncesi beslenme rehberi