Hamile Anne
 
 
 
 
Son Dakika

Yaşam tarzı ve çevresel faktörler gebelik şansını etkiliyor

Yaşam tarzı ve çevresel faktörler gebelik şansını etkiliyor

Çevresel faktörlerin ve yaşam tarzının gebe kalmaya olan etkilerini değerlendiren IVI Istanbul Direktörü Dr. Erdal Budak, “Hastaların kaç yaşında olduğu veya yumurtalık reservi gibi gerçekleri değiştiremeyiz.

16 Ocak 2013 Çarşamba 10:36
Yazdır

Ancak günlük yaşamdaki stres, aşırı kilo, hareketsizlik, sigara ve alkol tüketimi gibi faktörlerin üremeye yardımcı tedavilerin başarısını etkilediğini biliyoruz. Hastaları bu konularda bilgilendirerek, hayatlarında tedavilerini olumlu yönde etkileyecek değişikliker yapmalarını sağlayabiliriz.” şeklinde konuştu. 


Bugüne kadar 3 milyondan fazla bebeğin üremeye yardımcı tedaviler sonucunda dünyaya geldiğini belirten Budak, “sadece teknik konularda değil, hastaların her gün değişen ihtiyaçlarına göre ve hastayı etkileyen tüm faktörler üzerinde araştırma yürütülmesi, doğacak sağlıklı bebeklerin ileride sağlıklı çocuk ve erişkinler olabilmesi için gerekli” dedi.


Çevre koşullarının insan üreme sağlığını olumsuz yönde etkilemesi hakkındaki endişeler artıyor.

Hareketsiz bir yaşam biçimi, kafein ve alkol tüketimi, obezitenin yanısıra kozmetiklerde, haşere ilaçlarında, gıda ambalajlarında ve hatta oyuncaklarda ve biberonlarda bile kullanılan bazı kimyasal maddelerin gebelik şansını düşürdüğü bildirildi.


Kanada’nın McMaster Üniversitesi Kadın Doğum Bölümü uzmanı Dr. Edward V. Younglai,  özellikle “endokrin bozucu bileşikler” diye nitelendirdiği  BPA, ftalat eterler ve  DDT kullanımı konusunda uyardı: Toplumda kısırlık, erken doğum, polikistik over sendromu ve rahim içi gelişimini engellemekle ilişkisi olan bu üç maddeden BPA da denen Bisphenol, platik su şişelerinin, bebek biberonlarının, cep telefonlarının, oyuncakların ve hatta bazı tıbbii malzemenin üretiminde kullanılıyor.  Ftalat eterler kozmetiklerde, temizlik maddelerinde, boyalarda ve inşaat malzemelerinde bulunuyor. DDT ise bildiğimiz haşere öldürücü.


Hareketsiz hayat – bir tehlike unsuru

Younglai, “hareketsiz hayat tarzı, kilo almaya neden oluyor ve bu yüzden üreme sağlığı açısından olumsuz sonuçlara yol açıyor” diyor.
Araştırmalar obez kadınların kısırlık riskinin  ve doğal yoldan veya yardımlı üreme teknikleriye gebelik denemelerinde başarısızlık oranının üç kat daha fazla olduğunu göstermektedir.

Fazla kilo, bebeğin sağlıklı gelişim şansını azaltıyor ve gebelikte komplikasyon olasılığını yükseltiyor, hatta kilosu fazla olanların yardımla üreme tedavilerinde yumurtlamayı stimüle edici tedavilere iyi yanıt vermiyor.
Üstelik, kilosu yüksek olanların yumurta ve embriyo kalitelerinin genelde düşük olması ve embriyonun rahme tutunmasında azalma meydana gelerek fertiliteyi olumsuz yönde etkiliyor.

IVI Valensiya’dan Dr. José Bellver şişmanlığın ve çok düşük vücüt ağırlığının etkilerini değerlendiriken “Çocuk sahibi olmak isteyen kilolu bayanların şansı üçte bire düşüyor, oysa %5 kilo kaybıyla normal sonuç alabilirler” dedi.


%5 Kilo kaybı gebelik şansını arttırıyor

Enerji kısıtlamasının vücut şekli veya toplam kilodaki değişiklikten daha yararlı olması ve obez kadınlarda görülen endokrin ve metabolik bozuklukları ile ilgili olan iç organlardaki yağların küçük kilo kayıpları ile azalmasından dolayı sadece %5 veya daha fazla kilo kaybı ile yumurtlama ve hamilelik oranları artıyor, hatta normale geliyor.  


Çok zayıflar da risk altında

Aşırı kilo fazlalığında olduğu gibi, normal kilonun altında olmak da kadının çocuk sahibi olma yeteneğine zarar verebilir. Normal vucut ağırlığında %10-15 oranında azalma genellikle adet kesilmesine yol açmaktadır. Özellikle bulimia veya anoreksi olan kadınlarda, (doğurganlık çağındaki kadınların %5’inde görülüyor) ve bayan atletlerde normal yumurtlama bozulmaktadır.


Sigara paketlerindeki gerçek

IVI Lizbon Direktörü Dr Sérgio R. Soares sigara kullanımı ve üreme fonksiyonu ilişkisi üzerine yapılan çalışmalardan örnekler vererek sigara paketlerindeki sözcüklere netlik getirdi. Özetle;

Kadınlarda:

• Sigara içmenin vücuttaki yumurta rezervi ile ilişkisinin en net kanıtı, sigara içenlerin daha erken yaşta menopoza girmesi.
• Sigara alışkanlığı olan kadınlarda uygulanan tüp bebek uygulamalarında  sigaranın folikül ve yumurta gelişimine verdiği zarar nedeniyle daha düşük döllenme oranları elde ediliyor
• Sigara alışkanlığı embriyonun rahme tutunma kabiliyetini ve tüplerin normal işlevini olumsuz etkiliyor.
Erkeklerde:
• Sigara alışkanlığı sperm üretimini azaltıyor, oksidatif strese ve DNA’da hasara yol açıyor
• Sigara içenlerin spermlerinin gebe bırakma kapasitesi ve embriyonun rahme tutunma kabiliyetini azaltıyor 
Üstelik, son yıllarda elde edilen veriler, ana rahimindeyken sigara içimine maruz kalmış olan kadın ve erkeklerin üreme kapasitesinin olumsuz yönde etkilendiğini gösteriyor.


Kafein ve alkol

3cü IVI Kongresi’nde alkol ve kafein tüketiminin üremeye yardımcı tedaviler üzerindeki etkileri de uzun uzun konuşuldu. Sunulan bir araştırmada, kadınlarda alkol tüketiminin toplanan yumurta sayısını ve gebe kalma şansını azalttığı, her iki cinsin alkol tüketiminin ise düşük riskini arttırdığı ileri sürüldü.
Kafein tüketiminin de gebelik sürecine olumsuz etki ederek, canlı doğuma oranları azaltabileceği ve erken doğuma yol açabileceği, ancak henüz bu konuda kesin bir kanıya varmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu belirtildi.

Kaliforniya Üniversitesi San Diego Tıp Fakültesi’nden Dr. Hillary Klonoff-Cohen ise alkol, kafein ve psikolojik stresin etkilerini değerlendirirken, işinden geri kalma korkusunun kadınların gebe kalmasını engeldiğini ve düşüklere sebep olduğunu açıkladı.


Infertilite alanında neredeyse hemen her konuda veri bulunduğunu, ancak üremeye yardımcı tedavi gören kadınların endişeleri konusunda yeterli bilgi olmadığını düşünen  Hillary Klonoff-Cohen, gerekli verileri toplamak üzere bir araştırma geliştirmiş. Tedavisini yürüttükleri 151 kadına uygulanan testler sonucunda, ilk görüşmede “işinden geri kalma” endişesi taşıyan kadınların embryo transferi,  döllenme ve gebe kalabilmelerininin olumsuz yönde etkilendiği saptanmış. Aynı araştırmanın ortaya çıkardığı bir başka nokta da “ekonomik kaygılar”ın canlı doğum oranlarına olumsuz etki yaptığı.

Anahtar Kelimeler: bebek istiyorum, bebek, çevresel faktörler,
Bu haber toplam 2783 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
Hamile Kalmanın Yolu
Gebe Kalmayı Kolaylaştıran Gıdalar
Kanseri Yenenler de Artık Çocuk Sahibi Olabiliyor
Gebelikte Yanlış Bilinenler
Bebek sahibi olmak için öneriler
Kadınların kariyer kaygısı çocuğa engel mi?
Çin Takvimi
Fertiliteyi koruma ve artırma yolları
Planlı gebelikle bebek sahibi olabilirsiniz
Kişisel tercihler doğurganlığı etkiliyor
Hamileliğe hazır mısınız?
Hamilelik öncesi hangi besinlere dikkat etmeli?
Anne olmak istiyorsan, şişmanlama!
Çocuk sahibi olmak istiyorsanız daha fazla E vitamini alın
Gebelik öncesi bakım nasıl olmalıdır?