Hamile Anne
 
 
 
 
Son Dakika

Yenidoğan Bebeklerin Fizili Görünümü

Yenidoğan Bebeklerin Fizili Görünümü

Yenidoğanın fizik görünümü büyük çocuk ve erişkinden farklıdır.

6 Haziran 2013 Perşembe 13:57
Yazdır

Baş relatif olarak geniş, yüz yuvarlak ve mandibula küçüktür. Göğüs önden arkaya doğru yassı olmaktan çok yuvarlaktır. Karın bombe, ekstremiteler kısadır. Yenidoğanın vücudunun orta noktası yaklaşık olarak umbilikus düzeyindedir. Oysa erişkinde pubis simfisindedir.

Doğumda bebeğin cildi genellikle vernix caseosa adı verilen peynirimsi bir madde ile örtülüdür. Kafanın verteks veya başka bir kısmında doğum olayına bağlı olarak şekil bozuklukları olabilir.

Yenidoğanın hakim pozisyonu kısmen bir fleksiyon halidir. Bu bize intrauterin hayatta ekstremitelerin fleksiyon halinde, vücuda bir yumurta şeklini verecek şekilde yer almış olduğunu gösterir. Bazen de fetüsün intrauterin duruşuna bağlı majör veya minör ortopedik anormallikler bulunur.

Yenidoğanda lokalize anatomik değişiklikler de bulunabilir. Göz kapaklarında teleanjiektaziler, bazı bebeklerde gluteal bölgede mongol lekeleri olabilir. Sonra kaybolacak olan deri yağ bezleri beyaz ve kabarıktır (Milia). Oral mukoza da epitelyal kabarcıklar, erkeklerde hidrosel ve fimosis olabilir. Omuz ve sırtta ince, yumuşak lanugo adı verilen ayva tüyleri gibi yumuşak tüyleri vardır.

Doğumda deri çok yumuşak ve pembedir. Birkaç saat içinde suda kaynamış ıstakoz görünümü alarak ileride deskuame olur. El ve ayak derisi ödemli hafif siyanotik olabilir.

Yenidoğanın dış kulak kanalı çok kısadır ve kulak zarı kanala oblik olarak yerleşmiştir. Eustaki borusu çok kısadır. Maxiller ve ethmoid sinuslar çok küçük olup frontal ve sphenoidal sinuslar ise gelişmemiştir. Karaciğer ve dalak palpable ya da kosta kenarındadır, böbrekler genellikle palpabledir. Hidrosel varsa translüminasyonla hernia'dan ayırt edilebilir.

Yenidoğan bebeğin en kritik ihtiyacı gaz alışverişini idare edecek yeterli solunum hareketidir. Ortalama solunum sayısı dakikada 30-40’dır. Solunum için gerekli ağlama, aksırma, öksürme gibi aktiviteleri vardır.

Yenidoğan da neonatal periodda geçici kalp üfürümleri olabilir. Kalp atışı dakikada 120-160'tır. Yenidoğanın kalbi, erişkin e kıyasla göğüs büyüklüğüne oranla daha büyüktür.

Yenidoğanın aktivitesi kendi beslenme ihtiyacına doğru yöneliktir, örneğin acıktığı zaman ağlar, başını meme arayarak yana doğru çevirir (arama refleksi), oral bölgeye dokunulursa ağzını açar. Ağzına kendi parmağı sokulursa emme hareketleri başlar. Emme ve yutma refleksleri vardır. Yenidoğan bebek bulantı belirtileri gösterebilir ve kusabilir.

Plasenta ile geçen maternal hormonlar geçici olarak bebeğin meme bezlerini büyütür, süt de gelebilir, uterus ve diğer dokularda değişikliklere sebep olabilir. Kısa bir süre sonra memeler kendiliğinden küçülür, masaj zararlıdır.

Anneden geçen hormonlar geçici olarak fötal paratiroid-lerin hypofonksiyonuna sebep olabilir. Kan şekeri, Ca, yenidoğanda relatif olarak düşüktür. Kan şekeri % 20'nin altına düşerse, ya da Ca % 7,5'un altında ise konvülzionlar görülür.

Uterus dışı hayata yaklaştıkça yani doğuma yakın infeksiyonlara karşı direnç artar. Yenidoğanın gama globülin düzeyi annesininkinden hafif yüksektir. Bazı bakteriyel ve viral hastalıklara karşı yenidoğanı korur. Grahm (-) enterobakterilere karşı antikorlar immün globulinler (IgM) içinde bulunurlar, bu da plasentadan geçmez.

Eğer fetüs intrauterin bir infeksiyon geçirmişse IgM antikorları bulunur. IgA antikorları ve IgE genellikle plasentadan geçmez. Bebeğin gama globulin düzeyi yaklaşık olarak ilk üç ayda çok düşer, bundan sonra büyük çocukluk çağına doğru gittikçe artar.

Süt çocuğunda aşılamaya alınan cevap ilk aylarda biraz zayıf olup, prematürelerde bu daha da zayıftır. Kan grup antikorları ilk ay sonunda görülürler. Sindirim sistemi enzimleri yenidoğanın diyeti için yeterlidir. Yalnız protein ve karbonhidratlara kıyasla yağ sindirimi zordur.

Yenidoğan açlık, soğuk, gaz sancısı ya da fazla sıcak tutulma sebebiyle ilk günler çok huzursuz olabilir. Bazı bebekler anne şefkatine karşı diğerlerinden daha fazla muhtaçtırlar. Şefkatle okşanırlarsa rahat ederler.

Yenidoğan dönemi veya neonatal periyod yani hayatın ilk 28 günü çok önemli bir dönemdir. Morbidite ve mortalite oranı bu dönemde yükselir. Amerika'da yapılan araştırmalarda ilk yaşın altındaki ölümlerin 2/3'ünün ilk 28 günde meydana geldiği görülmüştür.

Yenidoğanın deri altı dokusu çok incedir, buna karşılık erişkine kıyasla vücut yüzeyi genişliği ağırlığına göre 3 kat fazladır. Bu yüzden ısı kaybı erişkinin 4 katıdır. Onun için deri ısısı derhal doğumla beraber düşer. Bu nedenle bebeği inkübatöre koymak yararlıdır. Canlandırılmaya ihtiyacı olan bebekleri kolay açılabilen inkübatöre koymak ve gözlemek gereklidir.

Yenidoğanın bakımında çok titiz davranılmalıdır. Doğumda önce ihtiyaç varsa canlandırma yapılarak solunumun düzene girmesi sağlanır. Bundan sonra, bebeğin beslenmesi, normal vücut ısısının devamı ve infeksiyondan korunması yönlerine dikkat edilmelidir.

Anahtar Kelimeler: yenidogan, yenidogan görünümü,
Bu haber toplam 2116 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
Bebek Kıyafeti Seçmenin İncelikleri
Bebeğim ne zaman kendi yemek yiyebilir?
Bebeklerde Ağlama Sebebleri
Bebek Elbiseleri
Yenidoğan Bebeklerde
Tuvalet eğitimin tam zamanı…
Çocuklarda ilkyardım
Çocuklar için büyük tehlike