Hamile Anne
 
 
 
 
Son Dakika

İlkokula Başlayan Çocuklarda TİK Gelişebiliyor

İlkokula Başlayan Çocuklarda TİK Gelişebiliyor

Tik bozukluğu, tedavi edilmediği taktirde çocukların hayatlarını zorlaştırıyor ve sosyalleşmelerini engelliyor. Bir çocuğun yaşamına ilişkin böylesi önemli etkileri olan tikler hakkında bilinmesi gerekenleri sizin için Psikiyatrist Doktor Berfu Akbaş’dan öğrendik.

17 Ocak 2013 Perşembe 11:43
Yazdır

Vücuttaki bir veya birkaç kasın istem dışı kasılması olarak tanımlanan tikler genellikle 7-11 yaş arasındaki çocuklarda görülüyor. 7 yaşında okula başlayan çocuk bir yandan ailesinden ayrılma telaşını yaşarken, diğer yandan da girdiği yeni ortama ve arkadaşlarına alışmaya çalışır. Mutlulukla karışık hüznün yaşandığı bu dönemde, tedirginlik ve korku gibi duygular da oldukça yoğun yaşanıyor. Böyle bir dönemde çocuk tedirginlikten ya da arkadaşlarını, öğretmenini taklitten ötürü yeni davranışlar ediniyor. Çocuğun farkında olmadan yaptığı bu davranışlar da tiklerin oluşmasına neden oluyor.

Tikler bazı çocuklarda hiçbir soruna yol açmıyor. Ancak bazılarında özgüven eksikliğine, aile yaşantısında sorunlara, sosyalleşmesinde ya da okul başarısında güçlüklerle karşılaşmasına neden olabiliyor. Peki bir çocuğun yaşamına ilişkin böylesi önemli etkileri olan tikler nasıl ortaya çıkıyor?

Ağırlıklı neden ruhsal etkenler

Kesin bir nedeni olmamakla birlikte tiklerin oluşmasında çoğunlukla ruhsal nedenlerin söz konusu olduğu düşünülüyor. Birey olmanın ilk adımlarının atıldığı ilkokul yıllarında yaşanan iç gerilimlerin veya çatışmaların yansıması karşımıza tik olarak çıkıyor. Tiklerin ortaya çıkmasında rol oynayan ruhsal etkenlerin başında ise erken yaşlarda başlayıp devam eden korku, tedirginlik, kaygı ve gerginlik geliyor. Bu nedenler tek başına etkili olmuyor tabi. Çocuğun ruhsal durumu, duyarlılığı, anne-babasıyla olan ilişkileri ve çevre koşulları da tiklerin meydana gelme nedenleri üzerinde belirleyici bir rol oynuyor.

Tiklerin nedenlerinden bir diğeri de, istemsiz olarak tekrarlanan bazı hareketlerin zamanla alışkanlık haline gelmesi. Örneğin göz kırpma, başlangıçta göz rahatsızlığından ya da yorgunluktan olabilir. Ancak bu süreçte göz kırmaya alışan çocuk rahatsızlık geçtikten sonra da aynı harekete devam edebiliyor. Otomatikleşen bu durum zamanla tike dönüşüyor. Yahut bir solunum yolu rahatsızlığına yakalanan çocuk hastalığı boyunca öksürüyor, ilaç içmemek, yemek yememek için sürekli omuzlarını silkiyor veya kaşlarını kaldırıyor. Çocuk, hastalığı boyunca yaptığı bu hareketleri devamlı ettirdiği takdirde bu durum önce bir alışkanlığa, sonrasında da bir tike dönüşüyor.

Çocuklarda rastlanan tiklerin en yaygın nedenlerinden biri de taklit. Bazen çocuklar anne, baba, öğretmen ve oyun arkadaşlarının birtakım hareketlerini taklit ederken onların bazı davranış kusurlarını da edinebiliyorlar.

Bir çocukta birden fazla tik görülebiliyor

Tikler çok basit hareketler şekilde görülebildiği gibi çok karmaşık hareketlerden de oluşabiliyor. Örneğin çocuklar omuz silkme, surat buruşturma, göz kırpma, baş sallama ve öksürme gibi basit tiklerin yanı sıra karmaşık yüz hareketleri, ayağını yere vurma, koklama, kendine çeki düzen vermeye çalışır biçimde kol ve baş hareketleri yapma, başka birinin davranışlarını aynı şekilde taklit etme gibi daha karmaşık davranışlar sergileyebiliyorlar. Aralıkları kısa olan devreler şeklinde gelişen bu tikler, tek tek ya da ardı sıra nöbetler şeklinde kendini gösterebiliyor. Bazen tamamen kaybolup, bazen de yoğun şekilde ortaya çıkabiliyor. Bir çocukta birden fazla tik görülebiliyor. Ayrıca kimi zaman çocuklar tiklerini geçici bir süre istemli olarak engelleyebiliyorlar.

En uç nokta “Tourette Sendromu”

Bazen ses çıkarma şeklindeki tikler diğer vücut hareketleriyle ilgili tiklerle birlikte görülüyor. Tiklerin bu şekilde bir araya gelmesine Tourette Sendromu adı veriliyor. Bu özel durumda çocuk genzini temizliyor, belli sesler çıkarma şeklinde ses tikleri gösteriyor, konu dışı belirli sözcükleri yineliyor, açık saçık sözcükler kullanıyor, kimi zaman küfür ediyor. Hal böyle olunca tiklerin yanı sıra çocukta dikkat eksikliği, obsesif-kompülsif özellikler ve sosyal ilişkilerde zorluk da gözleniyor.

Geçici tikler kalıcı olabiliyor

Geçici olarak nitelenen tikler çeşitli beden bölgelerinde ortaya çıkıyor ve bir yıldan kısa bir sürede kayboluyor. Çocuklar arasında oldukça yaygın olan bu tikler sağlıklı çocukların yüzde 12-14’ünde görülebiliyor. Genellikle 3-10 yaşları arasında görülen geçici tikler eğer bir yıldan fazla sürerse buna uzun süren tik bozukluğu ismi veriliyor.
Geçici tiklerin uzun süren tik bozukluklarına dönüşmesindeki en büyük etken ise tiklerden kaynaklanan gerginliğin sürekli artması. Bu noktada çocuktaki tikin ebeveynleri ve öğretmeni tarafından kasıtlı yapılan bir eylem olarak görülmesi, yanlış anlaşıldığını düşünen çocuğun gerginliğini artırıyor. Böyle bir durumda belirtileri kısıtlamak için çocuğa ceza vermek, onu utandırmak belirtilerin şiddetlenmesine neden oluyor. Buna bağlı olarak da belirtiler zaman içinde azalıp, çoğalabiliyor. İlginç olan nokta ise bazı tiklerin kaybolup, yerlerine yenilerinin oluşabilmesi. Yani tam geçtiğini düşünürken çocuğunuzda başka bir tikle karşılaşabiliyorsunuz. Buna karşın çocuklukta görülen tikler ergenlik başında en yoğun dönemini yaşadıktan sonra yok olabiliyor. Ancak bazen azalmalarına karşın yaşam boyu süren, yaşamı, ilişkileri etkileyen bir sorun haline de gelebiliyor.

Çocuğunuzun tik bozukluğu olup olmadığını nasıl anlayacaksınız?

Çocuğunuzda tik bozukluğu olup olmadığını anlamak için algılarınızı sürekli açık tutmanız gerekiyor. İlk olarak çocuğunuzun anormal sesler çıkarıp çıkarmadığını, yüzünde ve boynunda tik olup olmadığını gözlemlemelisiniz. Gün içerisinde rasgele ortaya çıkan hafif tikleri keşfetmek için çocuğunuzu değişik ortamlarda ve zaman dilimlerinde incelemeniz gerekebilir. Çoğu çocuk, tikleri en şiddetli biçimde akşam üstü yorgun olduğunda veya bütün gün tiklerini bastırdığı için okuldan döner dönmez yaşar. Eğer çocuğunuz gözlem sırasında tiklerini bastırıyor veya istemli hareketler gibi gösteriyorsa tiklerin fark edilmesi oldukça güçleşir. Bu yüzden çocuk televizyon seyrederken ya da bilgisayar oyunu oynarken yapılan bir gözlem daha yararlı olabilir. Tabi yapacağınız bu gözlemi çocuğunuza hissettirmemeniz gerekiyor. Çünkü sizin ilginizi fark ettiğinde kendini kötü hissedebilir ya da durumunu gizlemeye çalışabilir.

Sorun tik bozukluğu değilse başka ne olabilir?

Tiklerle bazı değişik tıbbi hastalıkların semptomları arasında yakın benzerlikler var. Bu yüzden gözlenen davranışların tik mi yoksa bir hastalık belirtisi mi olduğunu anlamanız güçleşebilir. Bu nedenle eğer çocuğunuzda tik olduğundan şüpheleniyorsanız diğer hastalıkları da göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Örneğin alerji, devamlı geniz temizlemeye, burun çekmeye ve öksürüğe neden olabilir. Göz kırpıştırmak, ışığa karşı duyarlılıktan veya görme bozukluğundan kaynaklanabilir. Bu yüzden göz kırpıştırma tik olarak adlandırılmadan önce çocuğunuzu göz muayenesinden geçirmelisiniz. Zaten genel olarak, tıbbi hastalıklar, muayene sırasında ortaya çıkan diğer anormallikler ve ek semptomlar sayesinde tiklerden ayrılabilirler.

Aileler ve öğretmenlerin desteği önemli

Bir çocuğun tikleri olduğunu fark etmesi ve bunu kabullenmesi için en az 10 yaşında olması gerekiyor. 10 yaşından önce bu konuyla ilgili farkındalık kazanması zor. Bu nedenle ailelerin konuyu sürekli gündemde tutmaları, uyarılarda bulunmaları kaygı düzeyini artırdığı için tikleri azaltmaktan ziyade artırıyor. Bu noktada çocuğunuz tikleri bastırsa dahi, bu tiklerin onun kontrolü altında olmadığını bilmelisiniz. Evde artan tikler bir itaatsizlik değil tam tersine, evin güvenli ve özel ortamı sonucunda çocuğun davranış biçimini saklama gereği duymamasından kaynaklanıyor. Ailelerin bu konuda sabırlı davranmalarının yanı sıra öğretmenlerin de çocuğun bu durumundan haberdar olmaları gerekiyor. Çünkü durumun fakında olan bir öğretmen sınıfta çocuk için daha olumlu ve destekleyici bir çevre sağlayabilir. Eğer bunun tam tersi olur ve öğretmeni çocuğu tikleri nedeniyle sürekli azarlarsa çocuk okula devam etmek istemeyebilir. Bu nedenle öğretmenin çocuğun durumu hakkında bilgilendirilmesi oldukça önemli bir konu.


Profesyonel destek almak gerekebilir

Çocukluk çağında görülen tiklerin çoğu gerekli önlemler alındığı takdirde yerleşmeden kaybolabiliyor. Bu önlemlerin başında ise anne, baba, öğretmen ve arkadaşların çocuğa karşı pozitif bir tutum sergilemesi geliyor. Ne var ki, tiklerin bir kısmı çocuğun çevresinden kaynaklanan olumsuz tutumlar yüzünden yerleşiyor ve uzun süre devam ediyor. Eğer tikler sık sık yeniden ortaya çıkıyor, çocuğu rahatsız ederek arkadaş ilişkilerinde, sosyal hayatında sorun yaratıyor, çocuğun kendine güvenini olumsuz etkiliyorsa, bir çocuk ve ergen psikiyatri uzmanına başvurarak destek almak gerekiyor. Özellikle karmaşık tiklerin varlığında ve çocuğun yaşam kalitesinin bozulduğu noktada ilaç tedavileri, davranışçı tedaviler, ailenin çocuğa olumlu tutumlar sergilemesini hedefleyen aile eğitimi de diğer yaygın tedavi yöntemleri arasında yer alıyor.

Anahtar Kelimeler: psikoloji, çocuk, ruhsal, tik, ilkokul,
Bu haber toplam 2696 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
Çocuklar Neden Gece Altını Islatır?
Zor çocuk annesi misiniz?
Çocuk kitabı nasıl seçilir
Yaşa göre iletişim kurmanın püf noktaları
Çocukta Güven Gereksinimi
Anne Ben Nereden Geldim?
Özgül Öğrenme Güçlüğü
Bağlanma, Ayrılma Anksiyetesi ve Okul Reddi
KE-KE-ME-LİK
Çocuğunuzun fiziksel tepkilerini göz ardı etmeyin
Çocuklu ve huzurlu bir ev için altın öneriler
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunda öfke sorununa “DEHBka”dan çare!
Ağlama krizleriyle başa çıkma taktikleri
Kardeş Kıskançlığı
"Korkacak Bir şey Yok!" Demeyin
Çocuğunuz Stres Yaşıyor Olabilir